|
Ronaldo videolarını izle
başarılı bir kariyerin başlangıcında Ronaldo’nun en büyük engeli annesi Dona
Sona oldu. Çünkü Ronaldo’nun derslerini çalışmasını ve bir zamanlar babası
Nelio’nun Portekiz’de yaptığı gibi futbolcu olmasını istemedi. Çocuk yaşta
futbolun yanı sıra tenis de oynayan Ronaldo’nun annesi için futbolu bırakıp
iş adamı olması ve hobi olarak da tenis oynaması küçük çocuğu için en ideal
formüldü. Ama ne annesi Sonia ne babası Nelio ne de kardeşleri Ione ile
Nelio Jr. Ronaldo’nun bir süre sonra O Fenômeno olarak çağırılacağını tahmin
edebilirdi.
Batıl inancı sebebiyle sonradan kavga etmemek için sofrada isteyene bile tuz
uzatmayan, kız arkadaşını çok kıskanan her fırsatta televizyonun başına
geçip Michael Jordan ya da Pete Sampras’ı izleyen bu çocuk kapının önünde
başladığı futbol sayesinde hayalini kurduğu sporcular gibi bir şöhrete
kavuşacağını tahmin edebilir miydi? Semt takımında başlayan ve her
Brezilyalı çocuk gibi sahilde sıcak kumlar üzerinde devam eden futbol
tutkusunun O’nu Dünya’nın en çok takip edilen futbolcularından biri
yapacağını bilebilir miydi?
.::KARİYERİNDEN BİR KESİT::.
Ronaldo’nun futbol oynamaya olan yeteneği 14 yaşındayken görülmeye başladı.
Brezilyalı futbol efsanesi Jairzinho, Ronaldo’yu 2. kulübü olan São
Cristovao’da oynarken Brezilya Genç Takımı’na öneren isim oldu. Jairzinho
gibi bir referans genç Ronaldo’yu Genç Takımın yanı sıra efsanenin eski
takımı Cruzeiro’ya da sokmaya yetti. İlk önce Cruzeiro Esporte Clube’nin
genç takımında oynamaya başlayan Ronaldo profesyonel kontrata imza atana
kadar bekletildi ve ardından da kulübün en dikkat çekecek futbolcularından
biri Mavi Beyazlıların bünyesine girdi.
Brezilya 17 Yaş Altı Milli Takımı’nda 16 yaşında geldiğinde 57 maça çıkan
Ronaldo, kendisi için adını kullanan Jairzinho’yu utandırmadı ve kaydettiği
59 golle maç başına 1 gol ortalamasının üzerinde kısa süre sonra ne kadar
büyük bir yıldız olacağının sinyallerini verdi. 1994’de Brezilya Milli Takım
kadrosuna alınan Ronaldo zaten birçok yıldızı olan Brezilya’nın Dünya Kupası
kadrosuna alındı ama Romario ile Bebeto’nun gölgesinde kalarak A.B.D’de
düzenlenen 1994 Dünya Kupası’nda yedek kaldı. 94 Dünya Kupası döneminde
Ronaldo’ya “Ronaldinho” adı verildi; bu ismi takmaktaki amaç kadroda yer
alan Ronaldao ile karıştırılmasını engellemekti. Ronaldo bu ismi daha
sonraları milli takımdaki en yakın arkadaşlarından biri olacak Ronaldo de
Assis Moreira’ya (Ronaldinho) verdi.
.::AVRUPA KARİYERİ::.
Ronaldo’nun Avrupa kariyeri 1994 – 1995 sezonunda Hollanda ekibi PSV
Eindhoven’a transfer edildiğinde başladı. Hollanda’ya transfer olan Ronaldo
abisi sayılan Romario’nun kariyerini kendine örnek alarak hareket ettiği ve
basamakları tırmanmayı başladığı kariyerinin en önemli yılında çok büyük bir
patlama yaptı; Hollanda Ligi gol kralı olan Ronaldo, İspanyol devi
Barcelona’nın ilgisini çekti.
1996 – 1997 sezonunda Barcelona’ya transfer edilen Ronaldo 37 maçta 34 gol
lig de kaydetti. Copa Del Rey, ve Avrupa Kupa Galipleri Kupası da sayılacak
olursa bu istatistik 49 maçta 47 gol oldu. Bir sonraki yıl ise Ronaldo Serie
A devi Inter’e transfer edildi.
1996 ve 1997’de peş peşe FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu seçilen Ronaldo,
1998 Dünya Kupası’nda ise sergilediği performansla hayal kırıklığı yarattı.
Turnuva boyunca sadece 4 gol kaydeden Ronaldo’nun milli takımı finalde de ev
sahibi Fransa’ya mağlup olarak kupayı alamadı.
Ronaldo’nun ciddi bir sakatlık geçirmesinin ardından finalde sahaya çıkması
birçok soru işaretinin doğmasına sebep oldu. Sakatlığı tam olarak geçmeden
maça çıktığına inanılan O Fenômeno’nun, sponsoru Nike’ın zorlamasıyla
oynadığı iddiası ortaya atıldı. Bu dönem 4 yıl boyunca Ronaldo’nun kariyeri
üzerine gelen kara bulutların yıldız futbolcuyu çok zorlayacağı yılların
başlangıcı oldu.
Bir yıl sonra Ronaldo’nun derslere konu olan “diz sakatlığı” kariyerinin
ciddi bir şekilde bitme noktasına kadar getirdi. Sağ dizinden çok ciddi bir
şekilde sakatlanan ve aylarca antrenman dahi yapamayan Ronaldo için özel kum
havuzları hazırlandı. Yürümeler, ter atmalar, diz güçlendirmeler, hafif
koşular, kondisyon antrenmanları derken Ronaldo belki de bugüne kadar hiçbir
futbolcuya gösterilmeyen ilgi ve alaka ve dikkat ile sahalara dönebilmesi
için çalıştırıldı ve tedavi edildi.
Bu sakatlık ilk ve son olmayacaktı; 2000’de sahalara ilk dönüşünde Lazio
karşısında sadece 7 dakika sahada kalabildi ve dizinden yine sakatlanarak
bir kez daha yere yığıldı.
2 ameliyat ve 20 aylık iyileşme süreci oldukça sancılı geçti. Yine aynı
süreç başladı; özel kum havuzları bir kez daha hazırlandı, yürümeler, ter
atmalar, diz güçlendirmeler, hafif koşular, kondisyon antrenmanları derken
Ronaldo 2002 Dünya Kupası’na yetiştirildi.
Ronaldo, 2002’nin devamında 3. FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu ödülüne layık
görüldü ve Inter’den Real Madrid’e 27.000.000 pound karşılığında transfer
edildi. Bu transfer aylarca gündemden düşmedi. Bunu sebebi ise sadece
Ronaldo değil aynı zamanda Real Madrid’e getirilen 3. Galactico olmasıydı.
Inter teknik direktörü Hector Cuper ile yaşadığı problemler Ronaldo’nun
Serie A şampiyonluğu yaşayamadan La Liga’ya bir kez daha geri dönmesine
sebep olmuş ve Real Madrid’in Dünya yıldızlarını bünyesine katma programının
3. ismi yapılmıştı. Ronaldo, Galacticos taraftarının bağrına bastığı bir
isim oldu; en azından kısa süre öncesine kadar!
Real Madrid’in Ronaldo ile ününü Dünya çapında daha da arttırma politikası
işe yaradı; Ronaldo formaları Dünya’nın dört bir yanında Amerika’dan Asya’ya
kırmadık reklam bırakmadı. Şan ve şöhretle Real Madrid’e gelen Ronaldo
reklam kampanyasındaki başarısını Ekim 2002’e kadar sakat bekleyerek ilk
başta gösteremedi. Ama Ronaldo’nun gelmesiyle patlayan bilet satışları O
Fenômeno’nun yedek kulübesinde eşofmanlarıyla oturmasına rağen taraftarın
her maçta O’na da ayrıca tezahürat yapmasına engel olmadı. Ronaldo sonunda
ilk maçına çıktı ve Steve McManaman'ın pasıyla golünü de kaydetti.
Ronaldo’nun henüz ilk maçında ortaya koyduğu performans bu yeteneğin
bitmediği tam tam tersine bıraktığı yerden işine devam ettiğini taraflı
tarafsız herkese gösterdi.
Ronaldo yine o bilindik tarzıyla sahadaydı. Çalımları, hızı ve şutları
eskiyi aratmadı.
Ronaldo aynı güzel oyunu sezonun son maçında da sergiledi; Athletic Bilbao
karşısında kaydettiği golle ilk sezonunu 23 golle tamamladı. Bu gol sayısı
Şampiyonlar Ligi, ve özellikle Manchester United karşısında kaydettiği hat-tick’i
kapsamazken 2003 O Fenômeno için çok daha önemli bir sene oldu. Ronaldo,
Barcelona ile İspanya’da başaramadığını Real Madrid ile başardı ve yine 23
gol kaydederek tamamladığı sezonda Galacticos’u La Liga şampiyonluğuna
taşıdı.
.::SAMBACI RONALDO::.
Ronaldo uluslararası arenada ilk kez 1994’de Arjantin karşısında forma
giyerek boy gösterdi. 2002 Dünya Kupası’nda gol kralı olan O Fenômeno, 8
golle Altın Ayakkabı’yı kazandı. Ronaldo Bu 8 golden 2’sini final maçında ev
sahibi Almanya’nın ağlarına gönderdi. Ronaldo aynı zamanda bu performansla
Brezilya efsanesi “Siyah İnci” Pele’nin Dünya Kupası finallerinde kaydettiği
12 gollük performansı yakaladı. 12 gole ulaşan Ronaldo ayrıca, Dünya
Kupası’nda 4 gol daha kaydedince Dünya Kupası finalleri tarihinin en golcü
futbolcusu olma başarına erişecek. Ronaldo’nun daha önce kaydettiği 4
finaller golü ise 1998 Dünya Kupası’nda gelmişti.
Ekim 2005 itibariyle 90 kez milli olan Ronaldo’nun Sambacılar hesabında 57
golü bulunuyor.
2 Haziran 2004 tarihi ise O Fenômeno için ayrı bir önem taşıyor. CONMEBOL
2006 Dünya Kupası finallerine kalabilme elemelerinde ezeli rakip Arjantin
ile karşılaşan Brezilya’da Ronaldo kaydettiği 3 golle yaptığı hat-trick ile
uzun süre konuşuldu. Ancak bu hat-trick pek alışık olunmayan bir hat-trick
oldu çünkü Ronaldo 3 golü de penaltıdan kaydetti.
.::RONALDO VE KADINLAR::.
Ronaldo Nisan 1999’da futbolcu ve model olan Milene Domingues ile evlendi.
Dünya’nın gözü önünde mutlu bir aile tablosu çizen çiftin evliliği 4 yıl
sonra boşanmaları ile son buldu. Ronlado ve Domingues’in 2000 senesinde
doğan Ronald adını taktıkları bir çocukları bulunu
2005 senesinde ise Brezilyalı model ve MTV müzik televizyon kanalı sunucusu
Daniella Cicarelli ile nişanlandı. Cicarelli ile Ronaldo kısa süre sonra
çocuk beklemeye başladı ancak Cicarelli’nin düşük yapmasını ardından 3 ay
süren ilişki sona erdi.
Ronaldo en son olarak yine model olan Raica Oliveira ile birlikte olmaya
başladı.
2002 Dünya Kupası, muhteşem Brezilya takımının asistleriyle süslediği
Ronaldo için ayrı bir önem taşıdı her zaman. Dünya Kupası ve Brezilya Milli
Takımı kulüp seviyesinde yaşayamadığı başarıları tatmasına sebep oldu.
Hollanda, İspanya ve İtalya kariyeri yeteneklerini altında kaldı. Bireysel
alanda yakaladığı başarılar kulüp seviyesinde kariyerine yaklaşamadı. 1998
ve 2002 Scudetto yarışını Juventus’a kaybetti. Bu dönemde doğal olarak
kupaya uzanan Juventus efsanesi Alessandro Del Piero’nun gölgesinde
kalmaktan kurtulamadı.
Futbolu bilenler; bir dönem sağ dizinin kurbanı olan Ronaldo’nun sakatlıklar
boğuşmadığı bir kariyeri olsaydı adının bugün Mars da dahi bileneceğine
inanır.
.::RONALDO VE HIZ DÜNYASI::
Formula 1’in can düşmanı A1 Grand Prix’i Ronaldo’nun da bir parçası olduğu
dev bir motor sporları organizasyonu. A1 Brezilya Takımı’nın Brezilyalı
efsane pilot Emerson Fittipaldi ile birlikte ortaklaşa sahibi olan Ronaldo
yeni yeni tanınmaya başlayan ve Formula 1’in tahtını sallamaya çalışan A1
GP’de pilot olarak Nelson Piquet, Jr., Tony Kanaan ve João Paulo’yu
kullanıyor.
.::RONALDO’NUN ZAMAN TABLOSU::
1976
Eylül: Ayın 22’sinde Rio de Janeiro, Bento Ribeiro’da doğdu.
1993
Mayıs: Cruzeiro’da harikalar yarattı; 60 maçta 58 gol kaydetti. Mayıs ayında
Cruzeiro ile ilk remi kupası olan Brezilya Kupası’nı kaldırdı.
1994
Mart: Arjantin karşısında ilk kez milli formayı taşıdı.
Haziran: Bütün maçlara yedek soyundu ama Dünya Kupası’nı kaldıran milli
takımın bir parçası oldu.
Temmuz: 6 milyon euro karşılığında PSV’ye transfer oldu.
1996
Mayıs: PSV ile Hollanda Kupası’nı kazandı.
Haziran: İspanyol devi Barcelona’ya transfer oldu.
Aralık: FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu ödülünü ilk kez kazandı. 1997
Mayıs: Kupa Galipleri Kupası finalinde maçın skorunu tayin eden penaltıyı
kaydetti ve Katalan devine kupayı kazandırdı. La Liga’da gol kralı oldu ama
şampiyonluğa ulaşamadı.
Haziran: Brezilya ile Copa America’yı kazandı ve 5 golle en golcü 2. isim
oldu.
Temmuz: 30.5 milyoın euro ile rekor kırarak Inter’e transfer oldu.
Aralık: FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu unvanını koruyan tarihteki ilk isim
oldu. Avrupa’da Yılın Futbolcusu ödülüne layık görülen ilk Güney Amerikalı
oldu.
1998
Mayıs: Inter’in UEFA Kupası’nda Lazio’yu 3-0 yenerek kupaya uzandığı finalde
1 gol kaydetti.
Temmuz: Brezilya’nın Dünya Kupası finallerin kalmasına yardımcı oldu ama
finalde sergilenen kötü futbol ile Dünya’nın en büyüğü bu sefer Fransa oldu.
1999
Nisan: Milene Domingues ile evlendi ama bu evlilik 4 yıl sürdü.
Temmuz: Gol kralı olduğu turnuvada 2. Copa America’sını kazandı.
Ekim: Lecce’yi 6-0 yendikleri maçta takımının 5. golünü kaydetti ama 6 ay
sahalardan uzak kalmasına sebep olan diz sakatlığına yakalandı.
2000
Nisan: İtalya Kupası finaliyle sahalara geri döndü. 2. devrede oyuna girdi
ama 6 dakika oynadıktan sonra aynı dizinden bir kez daha sakatlanarak 2000 –
2001 sezonunun tamamını kaçırdı.
2001 Eylül: UEFA Kupası ilk tur maçında Romanya ekibi Brasov karşısında
resmen sahalara geri döndü.
Kasım: Yaklaşık 2 yıl aradan sonra ilk kez Serie A’da sahaya çıktı ama San
Siro’da Lecce karşısında 14 dakika sahada kalabildi; yine sakatlandı.
2002
Haziran: Brezilya’nın 5. Dünya Kupası’nı kazanmasının ilham kaynağı oldu. 8
golle gol kralı oldu ve bu gollerden 2Sini finalde Almanya’ya kaydetti.
Temmuz: Real Madrid’e transfer oldu.
Aralık: Kıtalararası Kulüpler Şampiyonası’nda Yokohama’da oynanan maçta
şampiyon olan Real Madrid’in ve “Turnuvanın En Değerli Oyuncusu” seçildi.
Kariyerinde 3. kez FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu oldu. Ronaldo ayrıca
kariyerinde 2. kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi.
2003
Mayıs: Real Madrid’in La Liga’da şampiyon olduğu sezonu 30 lig maçında 21
golle tamamladı.
2004
Mayıs: Ronaldo gol kralı oldu ama Real Madrid şampiyonluk unvanını
koruyamadı.
2005
Şubat: Daniella Cicarelli ile evlendi ama ilişkileri sadece 3 ay sürdü.
Kasım: İspanya vatandaşlığına alındı.
.::RONALDO HAKKINDA SÖYLENENLER::.
Pele: “Muhteşem. Ama önce Dünya Kupası’nı kaldırsın, sonra benimle
kıyaslamaya başlarız.” Dünya Kupası’nı kazandıktan sonra: “Değişmediğini ve
hala aynı hırs ve istekle oynadığını görmek çok güzel, ailesine önem veriyor
ve akıllı biri. Ne kadar çok savunsanız da sizi geçecek bir yol bulabiliyor.
Brezilya’da O’nun 1 numaralı hayranı benim ama yinede benimle, O’nu
kıyaslamayın.”
Crujiff: “O’nu kimseyle kıyaslamayın. Tek ihtiyacı olan kendisi olması.”
Romario: “Fransa 98’de daha iyi tanıdım. O’nunla birlikte her şeyi
kazanabilirsiniz.”
Capello: “Adı üzerinde O bir4 fenomen, büyük maçlarda büyük biri olmasını
biliyor.”
Jairzinho: “Bir takım topu O’nun iki ayağının arasına atabilirse % 50 golü
atmış sayılır.”
Giovanni: “Dünya’nın en iyi golcüsü buna şüphe yok. Her zaman gülmesini
biliyor ve başına gelen terslikleri atlatmayı başarıyor.”
Bobby Robson: “Ronaldo gibi bir futbolcuyu bulamazsınız. Sansasyonel bir
futbolcu ne zaman ne yapması gerektiğini de biliyor.”
Linekar: “Ronaldo’nun topla olan hızı hayatım boyunca denediğim ama
yapamadığım bir şey oldu.”
Cesar Gomez: “O’nu marke etmek hayatta yaptığım en belalı iş oldu. Maç
bittiğinde 500 dakika sahada kaldığımı zannettim.”
Zubizarreta: “Bu adam her pozisyonu gol pozisyonuna dönüştürebiliyor.”
Raul: “Ronaldo’dan öğrenmeye çalışıyorum. Patlayıcı bir güç ve bir anda
peşindekilerden kurtulabiliyor. Çok basit O’nun seviyesinden çok uzağım.”
Shearer: “Ronaldo etrafta görebileceğiniz en iyi futbolcu. Daha neler
başarabileceğini sadece Tanrı bilir
|